Dünyada Kaç Milyon Sünni Var? Bir Sahne, Bir Hikâye
Bir gün Kayseri’nin sokaklarında yürürken, kafamda milyonlarca soru vardı. Bazen bir şehri, insanları ve onların inançlarını anlamak, insanı kendisiyle hesaplaşmaya zorlar. O gün, akşam namazına yetişmeye çalışan bir grup Sünniye rastladım. Her biri, ellerini dua için açmış, belirli bir ritüeli yerine getiriyordu. O an, aklıma gelen ilk şey şuydu: Dünyada bu inancı paylaşan kaç milyon insan var? Onların yaşadığı yerler, sesleri, duaları nerelerde yankılanıyor? Ne kadar çoklar, gerçekten? Bu soruyla baş başa kalmak, beni derin düşüncelere sevk etti. Ama asıl mesele, bu sayıyı sadece bir rakam olarak değil, o insanları tanımaya, anlamaya çalışarak sormamdı.
Bir Akşam Namazı: Kendi Dünyamda Bir Yolculuk
Kayseri’nin dar sokaklarında, minaresiyle gökyüzüne uzanan camilerin etrafında gezinirken, birden kendimi başka bir zaman diliminde gibi hissettim. Akşam namazını kılmak üzere camiye giren, yüzlerindeki huzurla sakin adımlarla ilerleyen insanları izlerken, aklımda bir soru belirdi: “Dünyada kaç milyon Sünni var?” Kendimi birden yalnız hissettim, bir şekilde bu devasa sayıyı, bu kadar insanı anlamaya çalışırken, düşüncelerim sarmal bir hal aldı. Her biri, dünyada yaşadığı yerlerden, kültürlerinden bağımsız olarak aynı duaya katılıyor ve bir araya geliyordu. Bu, bir yanda tek bir inanç, bir yanda evrensel bir bağ… Ne kadar güzeldi, değil mi?
İçimden bir ses bana, “Ama bu kadar insanın, sadece bu bir yönünü tanıyorsun. Acaba bir Sünni’nin hayatı, onun inancıyla şekillenen bir dünyada, farklı neler var?” diye fısıldıyordu. Bu soru takılıp kaldı kafamda. Her birinin birer hayatı, hikâyesi vardı. Ve ben, o akşam namazını kılarken onlardan biri olamayacak kadar yabancıydım. Ama bu beni korkutmuyordu, aksine merakımı artırıyordu. Onlar kaç milyon olabilirlerdi? Her birinin adı neydi? Nerelere seyahat ettiler? Dünyanın neresinde benzer duyguları yaşadılar? Onların dünyasında kaybolmak, başka bir insanın yaşadığı duyguları hissetmek beni heyecanlandırıyordu. Çünkü hepimiz aslında aynı dünya üzerinde, farklı bakış açılarıyla yaşıyoruz.
Bir Sünni’nin Dünyasında: Geriye Dönmek
O akşam namazını kıldıktan sonra camiden çıktım ve kafamda dönüp duran bir soru vardı: “Dünyada kaç milyon Sünni var?” Bu rakam belki de milyarlarca insanı kapsıyor. Fakat bir insan, milyonlarca insanın bir araya gelmesiyle ne kadar tanınabilir? Bir toplumu, sadece sayılarla mı anlatmalıyız? Kayseri’nin sokaklarında, bir Sünni’nin inancı, günlük yaşamına nasıl yansır? Yeri gelir bir çayı paylaşırken, yeri gelir bir Ramazan iftarında, yeri gelir bir cenazede bir araya gelirler. Bu küçük anların, bir araya gelmelerinin ötesinde, bazen bir insanın kalbinde gizlenen bir sevgi, bir umut bulunur. İşte tam da bu anlarda, dünya üzerinde milyonlarca Sünni’nin hayatındaki anlamı keşfetmek istedim.
Biraz garip, ama sokakta yürürken, sürekli bu soruya dönüp baktım: “Dünyada kaç milyon Sünni var?” Bu soru bana sadece bir sayı gibi gelmedi. Daha çok, “İnsanların inançları ve birbirleriyle kurduğu ilişkiler dünyasında, ne kadar insan bir araya gelir ve aynı şeylere inanır?” gibi bir soru halini aldı. Kimi zaman bir Sünni’nin gözlerinde, hayata dair ne kadar çok umut, ne kadar çok sevgi olduğunu görmek… Belki de insanları anlamanın yolu, sadece bir yerel camideki dua anına tanıklık etmek değil, bir insanın kalbinin neye inandığını gözlerinde görmekti.
Sonuç: İnsanları Sayılarla Değil, Anlayışla Tanıyabiliriz
O günden sonra, içimde bu soruyla geçirdiğim saatlerin anlamı, büyüdü. Dünyada kaç milyon Sünni var? Belki milyonlarca, belki milyarlarca. Ama önemli olan, o milyonların her birinin sahip olduğu duygular, düşünceler, hayatlar… O gün o camide yaşadığım an, bana bir şeyi net olarak gösterdi: İnsanları sayılarla değil, anlayışla tanıyabiliriz. Ve dünya ne kadar büyük olursa olsun, her bir insanın hayatı, onlara bir şeyler katmak için bir fırsat olabilir. Bir Sünni, kendi inancı doğrultusunda dünyaya bakarken, ben de onun dünyasında kaybolmaktan büyük bir mutluluk duydum.