İçeriğe geç

Riba ayeti nedir ?

Riba Ayeti Nedir? Gerçekten Ne Anlama Geliyor?

Hadi bir çırpıda soralım: Riba nedir? Bugün o kadar çok tartışma var ki, bu konuda neyi doğru bildiğimizi sorgulamaktan insanın kafası karışıyor. Özellikle dini metinlere bakınca “Riba ayeti” denince ne anlaşılması gerektiği hâlâ pek çok kişi için bir muamma. Kimilerine göre bir ekonomik kısıtlama, kimilerine göre sadece faiz yasağı… Peki, gerçekten ne ifade ediyor? Hadi birlikte bakalım.

Riba Ayeti: Klasik Yorumların Ötesinde

Riba ayeti, Kur’an’da bir hayli dikkat çekici bir yer tutar. Bakara Suresi 275. ayette, “…kim faiz alırsa işte onlar ateşe girerler” denir. Gözümüzü bir an önce bu ayetin üzerine odaklamamız gerek. Çünkü burada şunu net görebiliyoruz: Faiz, kesin bir yasak, haram bir durum. Buraya kadar her şey net gibi görünüyor değil mi?

Peki ama asıl sorun ne? Faizin tam olarak ne olduğuna dair yorumların zamanla evrildiği, bugünün modern dünyasında çok daha farklı bir yere evrildiği gerçeği… Eskiden sadece paranın belirli bir oranda ödünç verilmesi ve fazlalık alınması olarak yorumlanırken, günümüzde ekonomi dünyasında faiz çok daha karmaşık bir hâl almış durumda.

İyi yanı: Dini açıdan bakıldığında, faizden kaçınmanın insanları sömürüsüz, adaletli bir ekonomik sistemin parçası yapması gerektiği fikri, bana göre oldukça değerli. İslam’ın sosyal adalet anlayışı burada devreye giriyor.

Zayıf yönü: Ama modern ekonomilerde faiz sistemi o kadar derinleşmiş ve karmaşıklaşmış ki, “faiz yasak” diyerek bunu basitçe geçiştirmek çok da pratik olmuyor. Hadi diyelim ki bir banka faiz almakta haksız; ama bir yatırım şirketi? Ya da mikro kredi verenler? Nerede başlıyor, nerede bitiyor? İşte burada birçok yorum devreye giriyor ve net bir sınır koymak zorlaşıyor.

Faiz Yasaklanmalı mı? Sorgulanması Gereken Temalar

Şimdi biraz daha derine inelim: Faiz yasaklamak adil bir toplum kurmak adına ne kadar yeterli? Sadece Riba ayetini alıp, “Bu haramdır!” demek, sorunun çözümü olamaz. Çünkü biz “faiz” kelimesinin anlamını yıllarca tartıştık, ama şu soruyu soran kaç kişi var: Ekonomik sistemde gerçekten adaletsiz olan tek şey faiz mi? Bu sorunun cevaplarını bulmadan, sadece yasaklarla işin içinden çıkmak ne kadar sağlıklı?

Çokluk mu zararlı, azlık mı? Gelin biraz daha radikal bir düşünceyi tartışalım. Riba’nın yasaklanması gerektiği kesin. Ama bir şeyin yasaklanması, onun yerini alacak bir sistemin varlığını zorunlu kılar. Yoksa ne oluyor? Aynı faizin tıpkı farklı bir şekilde işlediği bir alternatif sistemin içine girmiş oluyoruz.

Mesela bugün karşımıza çıkan “faizsiz” finans kurumlarının çoğu, zaten dolaylı yollarla sistemin başka köşelerinden bu parayı geri alıyor. Peki bu “dolaylı” faiz sistemi, gerçekten riba ile mücadele mi ediyor, yoksa insanları sadece başka bir yoldan sömürmeyi sürdürüyor mu?

Modern Dünyada Riba: “Haram”ı Aşmak

Tartışalım biraz. Faiz sadece bir banka kârı mı? Yoksa faiz dışı ekonomik uygulamalara dayalı, devlet politikalarına kadar yayılmış bir sistem mi? Bu noktada Riba ayeti ile ilgili aklıma gelen en büyük soru şu: Riba’yı sadece faiz olarak mı sınırlı tutmalıyız, yoksa kapitalizmin kendisi de bir tür modern “riba” değil mi?

Bana kalırsa, Riba yasaklanmalı; ancak onun ötesinde, her türlü ekonomik eşitsizliği savunan ve fakirleri daha da yoksullaştıran sistemler de bir o kadar büyük bir tehdit. Eğer bunu yapmazsak, ekonomik adaletsizlikler yerini başka türden “yeni riba”lara bırakacaktır.

Pozitif Yön: Faiz yasağının en büyük artısı, insanları gereksiz borçlanmaya teşvik etmemesi ve daha dengeli bir toplum yaratma amacıdır. Ancak… bu amacın nasıl gerçekleştirileceği konusu karmaşık ve çözümü de tek bir ayete sığdırmak mümkün değil.

Negatif Yön: Hangi modern finansal işlemler “riba” kapsamında değerlendirilir, hangi şartlar altında, kim karar verir? Bu sorulara verilmiş net cevaplar yok. Çeşitli yorumların ve farklı açılardan bakmanın önünü açan bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Sonuç: Riba’nın Gerçek Anlamı Ne Olmalı?

Dini metinler bize rehberlik ederken, bu tür sosyal ve ekonomik meselelerde, dinin içindeki bağlamı anlamamız çok önemli. Evet, faiz kesinlikle haramdır; ama ekonomik eşitsizliğin başka yollarla işlediği bir dünyada sadece bir yasağın yeterli olacağına inanmak saflık olur. Bugün faiz dışı finansal sistemler veya “riba” ile ilişkili olan başka uygulamalar, söz konusu yasakla ne kadar tutarlıdır?

Gerçekten “adil” bir ekonomik düzen istiyorsak, sadece faizi yasaklamak yetmez. Sistemsel bir dönüşüm gerekebilir. Ama işte asıl zor olan da tam bu noktada devreye giriyor: Ekonominin köklü reformları, Riba ayeti kadar kabul görebilir mi?

Bu soruları sormadan, sadece yasal bir kısıtlamayla çözüm üretmek, mevcut sistemi olan bitene daha da bağlamak anlamına gelmez mi?

Sizde nasıl düşünüyor musunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
https://ilbet.casino/