Öğrenmenin Yolculuğu ve Mekânın Anlamı: İstanbul Büyükçekmece Üzerine Pedagojik Bir Düşünce Bir eğitimci olarak her zaman şunu söylerim: öğrenme, yalnızca bilgi edinme değil; dünyayı anlamlandırma sürecidir. Bir coğrafi bölgeyi, bir kavramı veya bir olguyu öğrenirken aslında kendimizi, algılarımızı ve çevreyle kurduğumuz ilişkiyi yeniden inşa ederiz. Öğrenme, yer ve insan arasındaki görünmez bağları fark etmeyi sağlar. Bu yüzden bugün basit gibi görünen ama derin anlamlar taşıyan bir soruyu, pedagojik bir gözle ele alalım: İstanbul Büyükçekmece nereye yakın? Büyükçekmece’nin Coğrafi Konumu: Bilginin Somut Yüzü İstanbul’un batısında, Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan Büyükçekmece, hem doğal güzellikleri hem de kültürel çeşitliliğiyle dikkat çeker. Coğrafi…
18 YorumEtiket: ve
Türkiye’nin En Uzun Kara Sınırı Hangi Ülkededir? Toplumsal Yapılar ve Sınırlar Üzerine Bir İnceleme Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimlerini anlamaya çalışırken, bazen çok uzaklardan gelen sınırlar, çok yakınlarımızdaki dinamikleri anlamamıza yardımcı olabilir. Toplumlar, sınırlarla şekillenir; sadece fiziksel sınırlar değil, aynı zamanda kültürel, toplumsal ve psikolojik sınırlar da önemli bir rol oynar. Türkiye’nin en uzun kara sınırının hangi ülkeyle olduğunu merak etmek, ilk bakışta jeopolitik bir soru gibi görünebilir. Ancak, bu sorunun arkasında derin bir toplumsal inceleme yapabiliriz. Türkiye’nin en uzun kara sınırına sahip olduğu ülke, komşusu Suriye’dir. Bu sınır, yalnızca fiziksel bir ayrım noktası değil, aynı zamanda…
20 YorumRosetta Taşı: Tarihin Dili, Felsefenin Soru İşaretleri Rosetta taşı, tarihsel anlamda sadece bir arkeolojik buluntu değil, insanlığın anlam arayışının derinliklerine inen bir felsefi semboldür. Antik Mısır’ın gizemli hiyeroglif yazısının çözülmesine olanak tanıyan bu taş, yalnızca bir dilin değil, aynı zamanda insanın bilgiye erişimindeki sınırların da sembolüdür. Bu yazıda, Rosetta taşını etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden tartışarak, tarihsel ve felsefi bağlamda neler ifade ettiğine dair derin düşüncelere dalacağız. Rosetta Taşı: Bir Dilin Çözülmesi ve Bilginin Anahtarı Rosetta taşının üzerindeki yazı, aslında iki farklı dilde yazılmıştır. Bir yüzü Antik Mısır hiyeroglifleriyle, diğer yüzü ise Demotik yazı ve Yunanca ile yazılmıştır. 1799’da Fransa’nın…
14 YorumKaradeniz Hangi Denize Bağlı? Derinlere Yolculuk: Coğrafyanın Gizli Hikâyesi Bir haritaya baktığınızda, mavi tonlar arasında gözünüze çarpan geniş bir su kütlesi vardır: Karadeniz. Yüzyıllardır efsanelere konu olmuş, kıyısındaki halklara geçim ve umut kapısı olmuş bu deniz, aslında sandığımızdan çok daha fazla “bağlantı”ya sahiptir. Peki Karadeniz hangi denize bağlıdır? Gelin, coğrafyanın derin sularına dalalım ve bu sorunun cevabını tarih, doğa ve insan hikâyeleriyle birlikte keşfedelim. Karadeniz’in Coğrafi Konumu: Suların Kavşağı Karadeniz, Avrupa ve Asya kıtaları arasında uzanan, altı ülkenin kıyısını paylaştığı (Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan) kapalı bir denizdir. Kapalı diyoruz çünkü etrafı karayla çevrili, açık okyanuslara doğrudan bağlantısı…
6 YorumCinsiyete dayalı genellemeler yerine, iki farklı bakış açısını—veri odaklı ve topluluk/duygu odaklı—yan yana koyarak ilerleyelim. Karaburun’dan Ne Alınır? Veriye Kulak Verenlerle Kalbin Sesini Dinleyenlerin Ortak Listesi Karaburun’a yolu düşen herkesin ortak bir sorusu var: “Buradan ne almalı, ne götürmeli?” Ben de farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, masaya iki sandalye çekiyorum. Birine veriye, üretim sezonlarına ve tescillere bakan “analitik” perspektif; diğerine hikâyelere, emeğe ve toplumsal faydaya bakan “topluluk odaklı” perspektif oturuyor. Hadi birlikte karar verelim. 1) Hurma/Furma Zeytini: Dalında Tatlanan Nadir Lezzet Veri Odaklı Bakış İzmir Yarımadası’na özgü hurma (yerelde “furma”) zeytini, dalında doğal olarak tatlanmasıyla benzersiz. Slow Food “Ark…
12 YorumHüsrani Ne Demek? Bir Antropolojik Perspektif Üzerinden Kültürel Anlamı Kültürlerin çeşitliliği, insanlık tarihinin en büyüleyici yönlerinden biridir. İnsanlar, her biri farklı ritüeller, semboller ve topluluk yapılarıyla şekillenen kültürleriyle varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu farklılıkların içinde bazen, bir kelimenin ya da bir sembolün taşıdığı anlam, bir topluluğun kimliğine dair çok derin bir iz bırakabilir. Bugün, sizleri, “hüsrani” kelimesinin, kültürler arası etkileşimde nasıl bir yer edindiğini, ritüeller ve kimlik yapıları bağlamında keşfetmeye davet ediyorum. Hüsrani’nin, yalnızca bir kelime olmanın ötesinde, insan ruhunun derinliklerinde nasıl yankı bulduğunu inceleyeceğiz. Hüsrani: Kelimenin Kökeni ve Anlamı Hüsrani kelimesi, genellikle bir şeyin yok olması, kaybolması ya da yıkılması anlamında…
14 YorumHikâye Anlatımına Nasıl Başlanır? Felsefi Bir Bakış Bir Filozofun Gözünden Anlatıya Giriş Hikâye anlatımı, insanlık tarihinin en eski ve en etkili iletişim biçimlerinden biridir. Ancak, bu başlangıcın nasıl yapıldığı, yalnızca anlatıcının teknik tercihlerine bağlı değildir; aynı zamanda bir düşünsel sürecin, bir varlık ve bilgi anlayışının da yansımasıdır. Filozoflar, dilin ve anlatının gücünü daima sorgulamışlardır. Felsefi bir bakış açısıyla, hikâye anlatımına başlamak, yalnızca bir olayın veya karakterin tanıtılması değil, aynı zamanda o olayların ve karakterlerin dünyayı nasıl algıladıklarının, doğruyu ve yanlışı nasıl ayırt ettiklerinin, hatta varoluşsal anlamlarını nasıl bulduklarının sorgulanmasıdır. Peki, bir hikâyeye başlarken, hangi düşünsel temelleri atmalıyız? Hangi soruları sormalı…
12 YorumHengameli Ne Demek? TDK Tanımı ve Derinlikli Bir İnceleme Türk dilinde zaman zaman kullanımı azalan, ancak anlam derinliği taşıyan kelimelerden biri de “hengameli”dir. Günümüz Türkçesinde pek sık karşılaşmasak da, bu kelime aslında Türk halkının geçmişten günümüze yaşadığı toplumsal değişimlere, gürültülü ve kaotik dönemlere dair önemli ipuçları sunar. Peki, “hengameli” kelimesi TDK’ye göre ne anlama gelir ve nasıl bir tarihsel geçmişi vardır? Gelin, bu sorunun yanıtını birlikte keşfedelim. Hengameli: TDK Tanımı ve Anlamı Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde, “hengameli” kelimesi “kargaşa ve gürültü ile karışmış olan” ya da “karmaşık, düzensiz bir şekilde olan” anlamlarına gelir. Bu kelime, esasen bir durumu tanımlarken…
14 YorumHabitus Nedir? TDK’den Edebiyatın Derinliklerine Kelimelerin gücü büyüktür. Bir cümle, bir kelime, bir metafor, insanın zihninde sonsuz bir dünyayı inşa edebilir. Edebiyatın büyülü dünyasında, her kelimenin anlamı, taşıdığı derinlik ve çağrışımlar, okurun algısını, düşüncelerini ve duygularını şekillendirir. Bir kelime, sadece bir sözcükten ibaret değildir; aynı zamanda bir kültürün, bir dönemin ve bir toplumun izlerini taşır. Edebiyatçılar, her kelimeyi özenle seçer, her birini bir araya getirerek anlamlar arasında geçişler yaratır. Bu bağlamda, habitus kelimesi de yalnızca bir kavram değil, bireylerin toplumsal ve kültürel geçmişlerinden süzülen bir anlatıdır. Bugün, habitus kelimesini ele alırken, bu terimin sadece Türk Dil Kurumu’ndaki tanımını değil, aynı…
12 YorumPrekambriyen Zamanında Neler Oldu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Prekambriyen dönemi, belki de tarihimizin en eski ve en ilginç evresidir. Yaklaşık 4.6 milyar yıl önce başlayan ve 541 milyon yıl önce sona eren bu dönem, modern yaşamın ve toplumsal yapılarımızın temellerinin atıldığı bir dönemdi. Ancak Prekambriyen’i sadece jeolojik açıdan ele almak, bu dönemin tüm derinliğini anlamamıza yetmez. Bu yazıda, Prekambriyen dönemini toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi güncel dinamiklerle inceleyeceğiz. Prekambriyen zamanı, henüz hayatta olan karmaşık yaşam formlarının bile şekillenmeye başladığı, çok daha basit ve doğaya dayalı bir zamandı. Peki, bu dönemde toplumsal yapıların temelleri…
10 Yorum